İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Eğitim Kampüsü’ için ‘BABAYİĞİT’ aranıyor

Milli Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından “Deprem Tahkik Raporları” hazırlanan ve deprem olması halinde risk taşıyabileceği değerlendirilen 17 okul ile ilgili yıkım kararı verildi.

Deprem olması halinde risk taşıyabileceği değerlendirilen 17 okulun yıkım kararı, akıllara 2014-2015 yıllarında gündeme gelen Milli Eğitim Bakanlığının 230 dönümlük araziye kurmayı planladığı ‘Arifiye Liseler Kampüsü’ projesini getirdi.

Önce Arifiye Liseler Kampüsü Projesini anlatalım;

Arifiye Liseler Kampüsü Projesi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Sakarya’nın “Eğitim Alanı Projesi” kapsamında pilot il seçilmesi ile başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı “Eğitim Alanı Projesi” kapsamında Arifiye, Serdivan, Erenler ve Adapazarı ilçelerinde sınavla öğrenci alan 17 lise, yapılacak “Arifiye Eğitim Kampüsü”nde toplanacak, liselerden boşalan binalar ise ilköğretim okullarına tahsis edilecekti.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Eğitim Kampüsü için proje yarışması düzenlendi.

Proje yarışmasını kazanan İstanbul Merkezli tasarım ve uygulama ofisi ZDN Mimarlık projeyi, konsept tasarımları, uygulama çizimleri ve maketi yapılarak, ihaleye çıkılacak şekilde Milli Eğitim Bakanlığına teslim etti.

ZDN Mimarlık tarafından hazırlanan projede yaklaşık 10.000 öğrencinin hem eğitim hem sosyal hemde konaklama ihtiyacı düşünülerek projede gerekli çözümlemelere gidildi.

Dönemin AK Parti Sakarya Milletvekili ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam seçimler öncesi Arifiye Eğitim Kampüsü projesi ile ilgili basın toplantısında; proje için Arifiye ilçesinde 230 dönümlük alanın eğitim yerleşkesi yapılmasının planlandığını, Eğitim kampüsünün 417 derslikli 10.000 öğrenci kapasiteli olacağını, kampüs içerisinde 200 kız, 200 erkek Öğrenci Yurdu, Sahne Sanatları ve Konferans Merkezi, Spor Merkezi, Sağlık Merkezi, İbadethane, Bilim Merkezi ve Anaokulu/Kreş’in yer alacağını, kampüste toplam 667 öğretmen ile 111 personelin çalışacağını açıklayarak projeyi müjdeledi.

Seçimler geçti Milli Eğitim Bakanlığı Arifiye Eğitim Kampüsü projesinden vazgeçtiğini duyurdu. Dönemin Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Kuntoğlu projenin iptali ile ilgili verdiği beyanatlarda söz konusu kampüsün 10 bin öğrenciyi kapsayacak şeklinde düşünüldüğünü, ancak daha sonra 10 bin öğrencinin merkez dışına taşınmasında sorunlar olacağı gerekçesiyle öğrenci sayısının 5 bine düşürüldüğünü, daha sonra da projenin askıya alındığını belirtti ve proje Sakarya gündeminden çekildi.

Arifiye Liseler Kampüsü’nün kısaca özetini yaptıktan sonra günümüze gelelim;

17 Ağustos 1999 Depremi sonrası TÜBİTAK, ODTÜ ve MTA tarafından hazırlanan Yerleşim Alanları Raporu’nda Adapazarı’nda zeminin yapılaşma açısından son derece elverişsiz olduğu açık ve net bir şekilde ifade edilmişken, neden konsept tasarımları, uygulama çizimleri, maketi hazır, ihaleye çıkılacak şekilde bekleyen ve 230 dönümlük alan planlanan Arifiye Eğitim Kampüsü projesini hayata geçirmeye çalışmıyoruz.

Neden Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Kamu Binaları Standartları Rehberinde yer alan

3.3. Kurumlar Arası Ortak Kullanım İlkesi Standartta bahsi geçen hizmet binalarının işletme giderleri göz önünde bulundurularak öncelikle kampüs olarak planlanarak yapılması ve bu yapılara ilişkin ortak alanların (konferans salonu, eğitim salonu, spor salonu, sosyal tesisler vb.) kurumlar arası koordinasyonu da teşvik edici şekilde paylaşımlı olarak kullanılması, bu doğrultuda büyük ölçekli ve az kullanılan ortak alanların, öncelikle diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait alanların kullanımı veya hizmet alımı suretiyle karşılanması esastır.

https://webdosya.csb.gov.tr/db/turkce/faaliyetler/kamu-b-nalari-standartlari-rehber–20180912120718.pdf

maddesini görmezden geliyoruz…

Neden sorunları tedavi etmek yerine pansuman yapıyoruz…

Neden bir çok projeye finansman bulurken, geleceğimizi emanet ettiğimiz canlarımızın, çocuklarımızın can güvenliği için finansman sorunu çekiyoruz…

Sakarya Milletvekilleri, siyasetçiler, yerel yönetimler; Sakarya Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın dediği gibi ‘Deprem davul çalarak gelmiyor. Her zaman hazırlıklı olmalıyız. Marmara bölgesinde 25-30 yıl arası periyotlarda deprem yaşandığını düşünürsek, bu zaman daralıyor. Zaman daraldıkça tehlike artıyor‘…