Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Caner, CNN International’da yayınlanan Connect the World programında Türkiye-İran ilişkilerinin tarihsel ve güncel boyutlarına dair açıklamalarda bulundu.
Dr. Caner, İran’da süregelen protestolar ve bu gelişmelerin bölgesel istikrara etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin İran’a yönelik yaklaşımının, tarihsel köklere dayanan iş birliği ile rekabeti aynı anda barındırdığını belirtti. İran’daki iç huzursuzluklara rağmen ülkenin kurumsal yapısının güçlü olduğunu dile getiren Caner, son diplomatik değerlendirmelerle de uyumlu olarak İran devletinin yönetim kapasitesini koruduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarını da yorumlayan Caner, protestoların yoğunluğuna karşın İran rejiminin yaklaşık 90 milyonluk nüfus üzerinde kontrolü sürdürme gücüne sahip olduğunu ifade etti. Bu nedenle, İran’da kısa vadede bir devlet çöküşü senaryosunun gerçekçi olmadığını söyledi.
Türkiye ve İran’ın “kadim komşular” olduğuna dikkat çeken Dr. Caner, iki ülkenin sınırının yaklaşık 400 yıldır büyük ölçüde değişmemiş olmasının, bölgedeki istikrarsız sınırlara kıyasla istisnai bir durum olduğunu vurguladı. Caner, Suriye, Irak ve Lübnan gibi alanlarda zaman zaman karşıt tutumlar alınsa da, enerji, ticaret ve sınır güvenliği başta olmak üzere iki ülkenin birçok alanda rasyonel bir dengeyle iş birliği geliştirebildiğini belirtti.
Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının kritik önemde olduğunu ifade eden Dr. Caner, İran’ın istikrarsızlaşmasının ya da parçalanmasının Türkiye açısından ciddi güvenlik riskleri doğurabileceğinin altını çizdi. Özellikle sınırın ötesinde oluşabilecek bir güç boşluğunun, istikrarsızlık, düzensiz göç ve terör gibi tehditleri Türkiye’ye taşıyabileceğine dikkat çekti. Dr. Caner, Ankara’nın İran’ın istikrarını stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiğini belirtti.