Sakarya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, 2025 yılı farkındalık çalışmaları kapsamında lise öğrencilerine yönelik bilinçlendirme eğitimlerini sürdürüyor. Kasım ayında gerçekleştirilen programlar kapsamında toplam 1400 öğrenciye iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonominin önemi hakkında bilgiler verildi.
Eğitimlerde, “İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik” ana başlığı altında hem dünya genelinde hem de Sakarya özelinde yaşanan çevresel sorunlar detaylı şekilde ele alındı. Katılımcı öğrencilere, karbon salımının artış nedenleri, küresel ısınmanın yol açtığı meteorolojik afetler ve bu durumlara karşı geliştirilen önleme ve uyum çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Sürdürülebilir şehir vizyonu doğrultusunda hazırlanan raporlar paylaşılırken, su ve enerji kaynaklarının verimli kullanımı için uygulanabilecek yöntemler ve örnek uygulamalar anlatıldı.
Eğitimlerin ikinci bölümünde ise “Özel Atıkların Döngüsel Ekonomideki Yeri” konusu öne çıktı. Atık piller, elektronik atıklar, bitkisel ve madeni yağlar, ömrünü tamamlamış lastikler ve tekstil atıkları gibi özel atıkların çevreye olan etkileri tartışıldı. Bu atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanılması sayesinde çevre kirliliğinin önlenebileceği ve ekonomiye katkı sağlanabileceği vurgulandı. Sunulan verilerle, özel atıkların geri dönüşümünün döngüsel ekonomi içerisindeki rolü öğrencilere aktarıldı.
Eğitimlerde konuşan Çevre Yüksek Mühendisi Dr. Yasemin Çalışkan, sıfır atık yaklaşımının üretimden tüketime tüm süreçleri kapsadığını ve atıkların doğru yönetildiğinde değerli bir kaynağa dönüşebileceğini ifade etti. Gençlerin yenilikçi bakış açılarının döngüsel ekonomiyle birleşmesinin sürdürülebilir bir gelecek için önemli olduğunu dile getirdi. Çalışkan, geri dönüştürülebilir atıkların kaynağında ayrıştırılmasının doğal kaynakların korunmasında kritik rol oynadığını belirtti.
Çevre Mühendisi Aydanur Nurcanlı ise, son yıllarda meteorolojik afetlerin sayısında gözle görülür bir artış yaşandığını söyleyerek, bireysel alışkanlıkların değişmesinin ve doğal kaynakların daha bilinçli kullanılmasının sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacağını kaydetti.















