İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bizi Hangisi Kurtarır?

Last updated on 12 Şubat 2020

Depreme dayanıklı yapılaşmada uzmanlar, çelik yapıları öne çıkartıyor.

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin ardından 20 yıl geçti. Şiddeti 7.4 olarak açıklanan depremde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybetti, 365 bin bina da yıkıldı.

Marmara depremini takip eden yıllardan bugüne Elazığ depremi de dahil olmak üzere yıkım etkisi yüksek ve can kaybına neden olan birçok deprem yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğu ve deprem riski yüksek bir bölge olduğumuz gerçeği ile depremlerin ardından şehirleşme politikaları tekrar gözden geçirildi. Acil Toplanma Alanları, deprem sonrasında arama ve kurtarma çalışmaları, çadır kent kurulacak bölgeler ve organizasyona ait tüm İl Afet Koordinasyon Merkezlerince belirlenip stratejik planlarda yerini kağıt üzerinde de olsa aldı.

Peki yapılaşmada bina dayanıklılığı sağlanıyor mu?

Betonarme binalardan neden vazgeçilemiyor?

Çelik yapılar neden daha güvenli?

Uzmanlara göre deprem riski olan bölgelerde çelik yapılar, diğer taşıyıcı sistemlere göre çok üstün mekanik özelliklere, statik yeteneklere ve uygulama kolaylığına sahip. Çelik konstrüksiyon, hızlı, güvenli, ekonomik ve belirli standartlara sahip olması nedeniyle hızla yaygınlaşan çelik yapı sistemi haline gelmeli.

Deprem bölgelerindeki yapılaşmada çelik yapılar, esneklik kabiliyeti sebebiyle depreme daha dayanıklı bir yapı sistemi olarak öneriliyor. Bununla birlikte fabrika koşullarında standartlara uygun ölçü ve değerlerde üretildiklerinden, deprem anında kendinden beklenen ve hesaplanabilir davranışlar gösterdikleri çünkü statik hesaplamalardaki hata payı çok düşük olduğu belirtiliyor.

Sütun ve kiriş olmadığı için kullanım alanı daha fazla olan çelik yapıların, daha hafif olduğu için, temel maliyeti daha düşük olduğu söyleniyor. Yine uzmanlara göre çelik yapılar, çok daha kısa sürede inşa edilir, her türlü hava şartlarında çalışmaya el verir, malzemeler sudan zarar görmez. Bu da işçilik ve zaman maliyetlerini düşürür.

Çelik yapılar kalifiye elaman gerektirir

Gerek deprem riski gerekse genel bina güvenli nedeniyle, kullanılan malzeme açısından statik hesaplamalardaki hata payının yüksek olduğu betonarme binalarda çalışan işgücünün görece olarak eğitimli olması gerekmediği, buna karşın çelik binaların know-how ve kalifiye işçilik gerektirdiği uzmanlarca belirtilmektedir.

Maliyeti artıran bir sebep olarak sayılan bu durum, ilk etapta tercih edilmeme nedeni olarak görünse de orta ve uzun vadede denetiminin, bakım ve onarımının kısa sürede ve kolaylıkla yapılabilir olması maliyetleri düşür de ön plana çıkmakta.

Tüm dünyada örnekleri giderek artan çelik yapıların, ülkemizde sadece depo ve fabrika binalarında uygulanır olduğuna yönelik yaygın bir kanaat olduğu görülmekte.

Betonarme yapıların, deprem riski yüksek bölgelerde yaşayanlar için bir tehdit oluşturduğu ve çelik yapılaşmaya gidilmesi konusunda uzman görüşleri olmasına rağmen Sakarya’da bu konuda atılmış ciddi adımlar henüz bulunmuyor.