Salı, Kasım 29, 2022
spot_img

Erdoğan; ‘8 ay sonra birilerini inanıyorum ki siz deli edeceksiniz’

Sakarya
kapalı
9.1 ° C
9.1 °
9.1 °
74 %
0.6kmh
100 %
Pts
9 °
Sal
13 °
Çar
15 °
Per
17 °
Cum
17 °
Diğer Haberler

Yayın Tarihi:

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Serdivan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen ”İlk Oyum Erdoğan’a, İlk Oyum AK Parti’ye” Gençlik Buluşmasına katıldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ”İlk Oyum Erdoğan’a, İlk Oyum AK Parti’ye” Gençlik Buluşmasında;’Sevgili gençle, ülkemizin ve milletimizin umudu kıymetli genç kardeşlerim; gözümüzün nuru, geleceğimizin teminatı siz değerli gençlerimizin her birini en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Buradan ülkemizin tüm gençlerine, genç yüreklerine selamlarımı gönderiyorum.

Sakarya’da siz gençlerimizle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Sözlerimin hemen başında, toplu açılış töreniyle resmen hizmete aldığımız yatırımların Sakarya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bugün Sakarya’da toplam yatırım bedeli 3 milyar 790 milyon lira olan eser, hizmet ve projeyi şehrimize kazandırmanın gurunu yaşadık. Sakaryalı kardeşlerimizle hasret giderdik, hasbihal ettik, 2023’e doğru giderken Sakarya’daki özellikle ebedi ve ezeli kardeşliği bir kez daha yeniledik, şimdi de sizlerleyiz.

Şimdi genç bir kızım diyor ki, 4 yıldır seçim görmedik, delileniyoruz; öyle mi? Geldi, 8 ay var, 8 ay sonra birilerini inanıyorum ki siz deli edeceksiniz. Çünkü onlar gençlik nedir bilmiyorlar; gençlik burada. İşte biz şimdi gençlerimizle bir aradayız. Heyecanız için, sevdanız için, aşkınız için birinize teşekkür ediyorum. Salonlara sığmayan şu muazzam coşkunuz için sizlere şükranlarımı sunuyorum.

Genel Merkez Gençlik Kollarımızı böylesi müstesna bir atmosferde gönüllerimizi bir araya getirdiği için tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum.

Gençler; sadece son 1,5 senede ülkemizin dört bir yanında 25 gençlik buluşması yaptık. Bunların bir kısmını Ankara’da Cumhurbaşkanı Külliyesindeki Millet Kütüphanesinde gerçekleştirdik; şehir ziyaretlerimizle gençlerimizle bir araya gelmeye özel önem veriyorum. İstanbul’un fethini Yeşilköy’de yarım milyonun üzerinde kardeşimizle birlikte kutladık. Adana’da 81 vilayetimizden gelen 100 bini aşkın gencimizle kucaklaştık. Önceki hafta Samsun’da TEKNOFEST Karadeniz’de yine gençlerimizle muhteşem bir ufuk turundaydık. Nereye gidersek gidelim gençlerimizin dinamizmine şahit oluyoruz. Bugün de Sakarya’da 2023 seçimlerinde ilk kez oy kullanacak siz gençlerimizle bir aradayız. 

Elbette her seçim önemlidir, ama inanıyorum ki gençlerimiz için ilk defa oy kullandıkları seçimler daha önemlidir. Önümüzdeki seçimlerin sizler için ne anlama geldiğini özellikle bunu bildiğim için bugün burada Genel Merkezimizin yürüteceği bir kampanya başlatıyoruz. Adını İlk Oyum Erdoğan’a, İlk Oyum AK Partiye olarak belirlediğiniz kampanyanızın başlangıç yeri işte burasıdır, bu salondur.

Biliyorsunuz 2023 seçimlerinde 6 milyon gencimiz ilk defa sandığa gidecek, kendi özgür iradeleriyle oylarını kullanacaklar. Sandıkta oy kullanmak demek, 3-5 dakikalık bir işlem olmanın ötesinde çok anlama sahiptir. Verdiğiniz oylarla ülkeyi 5 yıl boyunca yönetecek cumhurbaşkanının, Mecliste sizleri yine 5 yıl boyunca temsil edecek milletvekillerini belirleyeceksiniz. Bir başka ifadeyle, sandığa attığınız oy pusulasındaki tercihinizle kendi geleceğinizi şekillendireceksiniz.

Sevgili gençler; hiç şüphesiz sizin umutlarınızı, hayallerinizi, geleceğinizi istismar etmek için birileri ellerinden gelen her şeyi yapacaktır. Gençleri kendi kısın siyasetleri için çantada keklik görenlere en güzel cevabı siz vereceksiniz siz. Bu cevap da sandıkta tercihinizi Türkiye’miz için kimin ne yaptığına, hangi mücadeleyi verdiğine, hangi bedelleri ödediğine, hangi kazanımları sağladığına bakarak yapmanız olacaktır. Unutmayınız, seçim günü yapacağınız işlem belki kısadır, ama uzun vadeli sonuçlar doğuracak ehemmiyete sahiptir. Bunu niçin sizlerden her şeyden önce, oyunuza, yani iradenize, yani geleceğinize sahip çıkmanızı istiyorum.

Gençler; hiç kimsenin sizi yalan-yanlış bilgilerle, sosyal medya illüzyonlarıyla asla tutmayacakları içi de, altı da, üstü de boş vaatlerle yönlendirmesine izin vermeyin. İradenize, yani fikir özgürlüğünüze sahip çıktığınız, yüreğinizin sesine kulak verdiğiniz müddetçe kimse sizi yanıltamaz, kandıramaz, yanlış yönlendiremez. Açık konuşuyorum, eğer sizi ben yanıltmaya çalışırsam, bana da aynı tavrı gösterin. Benim karşımda da özgürlüğünüzden asla taviz vermeyin.

Çünkü Türkiye’nin geleceğini zihni ve bedeni esir edilmiş mankurtlara değil, ancak fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, ufku açık gençlere emanet edebiliriz. Milletimizin geleceğini, ancak aklıselim ile düşünen, kalbi selim ile hisseden, zevki selim ile üreten gençlere emanet edebiliriz. Bunun için sizlerden siyasetin sabun köpüğü hükmündeki tartışmalarıyla değil, ülkenin ve milletin geleceğini inşa etme yönünü ifade eden Platon’dan İbn Haldun’a kadar tüm büyük düşünürlerin konusu olan asıl vasıflarıyla ilgilenmenizi istiyorum.

Gençlik kollarımızın İlk Oyum kampanyası siz gençlerimize sadece kuru kuruya sandığa gitmeyi değil, orada kendi geleceğinizi inşa etmek için gereken fikri donanımı da kazandırmayı hedefliyor. Bu anlayışla seçime kadar kesintisiz devam edecek bir kampanyayla 81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimize yönelik büyük bir gönül seferberliğine çıkıyoruz. Ulaşılmadık tek bir genç bırakmayana kadar çalışacak, koşturacak, Türkiye sathında AK gençlik rüzgarı estireceğiz, buna hazır mıyız? Buna hazır mıyız? Bak, 4 yıldır seçim görmedik, delleniruz diyesun, tamam, ona göre. Hiç kimseyi dışlamadan, hiç kimseyi yargılamadan partimizi, davamızı, büyük ve güçlü Türkiye sevdamızı tüm gençlerimize anlatacağız. Rabbimizin yardımı, siz gençlerimizin gayretiyle AK Partiyi ve Cumhur İttifakı’nı 2023 seçimlerinden de inşallah zaferle çıkartacağız.

Bu bayrak yarışında nöbeti sizlerin arasından çıkacak, siyaset, bürokrasi, bilim, kültür, sanat, spor, girişimci gençlerimize devredene kadar durmadan, duraksamadan gece-gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.

Sevgili gençler; sizler, gerçek anlamda 1950’de başlayan çok partili siyasi hayata geçişimizin üzerinden 73 yıl geçtikten sonra sandığa gidecek en büyük gençlik grubusunuz. AK Parti, 2002 seçimlerinde nüfusu 65 milyon olan Türkiye’de iktidara 10 milyon 808 bin oy alarak gelmişti. Biz, 2018 cumhurbaşkanlığı seçimini nüfusu 82 milyon olan Türkiye’de 26 milyon 330 bin oyla tamamladık. Bir başka ifadeyle, nüfusu yüzde 26 artan Türkiye’de biz oyunumuzu yaklaşık yüzde 150 artırdık. Bu artışı en çok neye borçluyuz biliyor musunuz? Gençlerimize borçluyuz. Biz seçme ve seçilme yaşını düşürdükçe, gençlerimizin sandığa gitme oranı artıkça AK Partinin oyu yükseldi. Biz görev geldiğimizde oy kullanmanın yaşı kaçtı? 30, 30’un altındakiler oy kullanamıyordu. Peki, bunu 25’e kim indirdi, 18’e kim indirdi? 25 yaşa indiren biziz, 18 yaşa indiren de biziz. Çünkü CHP gençlere güvenmiyordu. 25 yaş, ya Meclisi çoluk çocuğa mı bırakacağız? 18 yaş, Meclisi çoluk çocuğa mı bırakacağız? Bu ifadeleri kullanıyorlardı? Biz ne dedik? Kendinize gelin, İstanbul’un fethini gerçekleştiren genç 18 yaşındaydı. İşte biz o ecdadın torunlarıyız, dolayısıyla biz gençlimize güveniyoruz. İnanıyoruz ki, bizim gençliğimiz şu anda nasıl Parlamentoda 18 yaş genç Parlamentoyu evirip çeviriyorsa, bundan sonra bunu çok daha başarılı bir şekilde yürütecek.

Hatırlarsanız, 2013 yılında Gezi olayları başladığında birileri yine harflere döktükleri semboller üzerinden gençlerimizle aramızdaki bağın koptuğunu varsayarak, ellerini ovuşturmaya başlamıştı. Halbuki, hemen bir yıl sonra yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde biz yüzde 52’yle o güne kadar en yüksek oyumuzu aldık. Aynı şekilde, milletvekili seçimlerinde yüzde 50, mahalli seçimlerde yüzde 44 oy alarak rekor seviyelere ulaştık.

PKK’dan DHKP-C’ye, FETÖ’den DEAŞ’a kadar tüm terör örgütlerinin üzerimize saldırdığı bir dönemde en büyük desteği gençlerimizden aldık. Ülkemize yapılan en büyük ihanetlerden biri olan 15 Temmuz darbe teşebbüsü gecesi de yine sizler destan yazdınız. O gece meydanlarda aksakallı pirifanilerle, çocuğunu evinde bırakıp meydanlara koşan kadınlarımızla beraber en çok da gençlerimiz vardı.

Sevgili gençler; benim en yakın mesai arkadaşlarımdan bir tanesi olan iletişimi yürüten Erol Olçak diye bir dava arkadaşım vardı, onun da bir yavrusu vardı, ismi Abdullah Tayyip. O gece köprüde ne yazık ki bu hain FETÖ’cüler Erol’u da, Abdullah’ı da göğsünden ve sırtından vurarak şehit ettiler. 15-16 yaşındaydı Abdullah.

İstanbul, daha çok çalışacaksınız ha, ona göre.

Ben de sizlerin yanındayım. İşte bugün burada gençlerimizle birlikteyiz. İnşallah 2023 seçimlerinin yapıldığı gün de yine gençlerimizle omuz omuza yol yürüyeceğiz.

Buna rağmen kendi kısır siyasi görüşlerini, ideolojik dayatmalarını, sapkınlıklarını ısrarla gençlerimizin tamamına teşmil etmeye çalışanlar elbette boş durmuyor, durmayacak.

Sakarya’dan, şu güzel salonun atmosferinden tüm bu istismarcılara sesleniyorum; gençlerimizi rahat bırakın. Gençlerimizin yakısından düşün. Gençlerimize yalan söylemeyin. Gençlerimizin gözünü boyamaya, ruhunu kirletmeye, zihnini bulandırmaya çalışmayın. Bu ülkenin gençlerine sabah-akşam karamsarlık aşılamaktan vazgeçin. Gençlerimizin özgürlüklerini ellerinden alarak onları modern çağın köleleri haline getirmeyeceksiniz.

Gençler; şimdi buradan tekrar ediyorum, kimlere, CHP’ye, kimlere, 6’lı masanın etrafında bulunanlara, ya siz değil miydiniz gençlerin seçilme yaşını önce 25’e, ardından 18’e düşürmeye çalışırken bize karşı çıkınlar?

Siz değil miydiniz bizi Parlamentoyu ve belediye meclislerini çoluk çocukla doldurmakla itham edenler?

Siz değil miydiniz her bir gencimiz yükseköğrenim imkanına sahip olsun diye 81 vilayetimizde üniversite kurmamızı kıyasıya eleştiren?

Siz değil miydiniz Anayasa Mahkemesine dava açarak gençlerimize verdiğimiz bursları engellemeye çalışan?

Gençler; bunlara soralım, siz değil miydiniz kız evlatlarımızın eğitim-öğretim özgürlüğünün önünü kesmek için üniversite kapıları ikna odaları kuran?

Siz değil miydiniz sırf imam hatiplerin önünü kesmek için tüm meslek okullarını özelliklerini öldürmeye çalışan?

Siz değil miydiniz hanım kardeşlerimizin başörtüleriyle çalışabilmelerini engellemek için yönetmelikler çıkartan?

Siz değil miydiniz yükseköğrenim yurtlarımızın sayısını artırmaya, kredi ve burs imkanlarını genişletmeye çalışırken bize engel üstüne engel çıkartanlar?

Siz değil miydiniz yerli arabamız TOGG’dan, yerli insansız hava aracımız Bayraktar’a kadar her teknoloji atılımımıza balta vurmaya çalışan?

Velhasıl, siz değil miydiniz geleceğimiz ve özellikle de gençlerimiz için yaptığımız her hizmetin önüne takoz olan?

Sevgili gençler; bu takoz siyasetinin son örneğini TOKİ vasıtasıyla başlattığımız 250 bin sosyal konut kampanyamızda bir kez daha yaşıyoruz. Biliyorsunuz bu kampanyada gençlerimize pozitif ayrımcılık yaparak yüzde 20 oranında, yani 50 bin konutluk kontenjanı gençlerimize ayırdık. Amacımız, hayata yeni başlayan gençlerimizin konut sorunlarını şimdiden çözmelerine yardımcı olarak daha büyük, daha cesur, daha özgüvenli adımlar atmalarını sağlamaktır. Buna da karşı çıktılar, konut kampanyamıza kulp özellikle takmak için akıllara zarar nice yalanlara, nice iftiralara başvurdular. İş yapmak, hizmet ve proje üretmek yerine, günlerdir nefeslerini bizim projemize çamur atmak için harcıyorlar. Ama biz 20 yıldır bu kervanı onlara rağmen yürüttüğümüz için hiçbirine kulak asmıyoruz.

Salgın döneminde de benzer yönetimlerle ülkemizi küçük düşürmeye, milletimizi tahkir etmeye çalışmışlardı. Sonuçta Türkiye bu sağlık krizini en iyi yöneten ülke olarak sadece kendi vatandaşlarına gereken hizmetleri vermekle kalmadı, dünyanın dört bir yanına da yardım etti. Diğer ülkeler vatandaşlarını adeta ölüme terk ederken, biz dünyanın dört bir yanındaki hasta insanlarımızı ambulans uçaklarla yurdumuza taşıdık.

Bir süredir, Türkiye’ye bir doktor, bir mühendis, bir sanatçı kaybetti, filanca ülke kazandı türü hezeyanlarla gençlerimize umutsuzluk pompalamaya çalışıyorlar. Mükemmel çalışma ve hayat standartlarına sahip gösterdikleri ülkeler, karşı karşıya kaldıkları enerji ve gıda krizinin çözümü için bizden yardım istiyorlar. Emin olun, bu tür beşinci kol faaliyeti ürünü kampanyalara alet olanların başları sıkıştığında kaçıp gelecekleri yer yine Türkiye olacaktır, şimdiden bunun işaretleri görülmeye başlandı. Gelsinler, teröre bulaşmamış ve ülkesine ihanet etmemiş herkese bizim kucağımız da, gönlümüz de açık. Hazreti Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Ahi Evran’ın yaşadığı toprakların bereketi ve bıraktığı medeniyet mirasının gücü hepimize yeter.

Sizlerden tek isteğim, kimsenin sizi kullanmasına, sömürmesine, ruhunuzu ve zihninizi kirletmesine izin vermeyin. Yeter ki siz, özgürlüğünüze sahip çıkın, iradenize sahip çıkın, geleceğinize sahip çıkın. Yeter ki siz, inancımıza, imanınıza, tarihinize, kültürünüze, ecdadınıza sahip çıkın, Yeter ki siz, kendinizi geliştirin, ülkenin kazanımlarına sahip çıkarken vizyonumuza da sıkı sarılın. Allah’ın izniyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının tamamlanmasının önüne bunların hiçbiri geçemeyecektir’ dedi.

- REKLAM -
spot_img

Sakarya’nın yeşilini korumak için eğitim verilecek

Büyükşehir Belediyesi ve Orman Mühendisleri Odası ortaklığında kent içi alanlarda kamu personellerine ve orman mühendislerine budama tekniği eğitimi verilecek....