Salı, Eylül 21, 2021

Suyun Azalmasında Etken Kuraklık Mı Yoksa Nüfus Artışı Mı?

Suyun azalmasının kuraklıkta etkisinin daha çok olduğunu savunabilir ya da nüfus artışından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Suyun azalmasında etken kuraklık mı yoksa nüfus artışı mı? Kuraklığın hüküm sürdüğü şu dönemlerde suyu ne kadar bilinçli kullanıyoruz? Kuraklığın etkisi sadece ülkemizi değil tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Yağmurların azalması, kar yağmaması gibi etkenler sadece karayı değil göllerimizi, denizlerimizi, okyanuslarımızı da etkiliyor. İçebileceğimiz ve kullanabileceğimiz tüm sular elimizde buharlaşıp gidiyor. Göllerimiz küçülüyor, denizlerimiz çekiliyor.

Kuraklığın suyun azalmasında nasıl bir faktörü olduğuna değinecek olursak yağmayan yağmur ve kar hem toprağın sertleşmesine ve verimsizleşmesine sebep olmakta hem de suların buharlaşmasına ve azalmasına neden olmaktadır. Kuraklığın önüne geçemesek de bunun için tedbirler alabiliriz.

Dünyadaki su kaynakları neden tükeniyor? Çoğu insanın bilinçsiz bir şekilde suyu israf ettiğini biliyoruz. Örneğin bulaşıkları makinede değil elimizde yıkıyoruz. İmkânımız olmadığı için bulaşık makinesi alamadığımızı varsayalım lavaboda sürekli akan suyla bulaşık yıkıyoruz. Bunu günde en az iki kez yaptığımızı ve bu şekilde milyonlarca ev olduğunu düşünürsek nasıl bir felakete doğru sürüklendiğimizi ayrıca anlatmamıza gerek kalmıyor. Artan nüfusla birlikte su ihtiyacının da artacağı muhakkak. Nüfusun artmasını ya da kuraklığı durduramayız ama alacağımız tedbirlerle suyun azalmasını önleyebiliriz.

ISO 14001 çevre yönetim sistemi bu sitede açıklandığı üzere sadece suyla değil firmaların tüm çevre faaliyetlerinin sınanması ve iyileştirilmesi sonucunda alınabilen bir çevre belgesidir. Çevre duyarlılığı sadece belgelendirmeler ile değil, kalıcı çözüm için eğitimler mümkün olabilecektir. ISO 14001 eğitimi çevreye dair bilinçli bir yönetim sistemi oluşturabilmenin kalıcı bir adımıdır ve https://www.adlbelge.com/iso-14001-egitimi sertifikasıyla edinilebilir. Eğitim sonunda kursiyer firma evsel, tıbbi veya çevreye zararlı her türlü atık yönetimini, sistem kurmayı ve çevre ile uzmaşlayı anlamış olacaktır. SA 8000 belgesi 9001 ve 14001 her iki yönetim sistemide merkeze alan bir sosyal sorumluluk projesidir ve buradan incelenebilir.

Kullandığımız suyun ne kadar önemli olduğunun farkında olup farkındalıkla su kullanırsak, israftan kaçınırsak ve bunu tüm dünya olarak başarabilirsek su kaybını minimuma indirebiliriz. Dişlerimizi fırçalarken akan suyu kapatmak, bulaşıkları ve giysileri elde yıkamamak, temizlikte su kullanımında aşırıya kaçmamak biz insanlar için atacağımız en önemli adımlardandır.

Dünyadaki Su Kaynakları ve Kullanım Alanları

Dünyadaki su kaynakları nelerdir? Su kaynaklarının kullanım alanları, su kaynakları nerede kullanılır gibi soruları inceleyerek cevaplayalım. Dünyadaki su kaynakları ve kullanım alanları bizi doğrudan etkilemektedir. Dünya yüzeyinin dörtte üçü suyla kaplıdır ama bizim tüketebileceğimiz, içebileceğimiz tatlı su miktarı oldukça azdır. Su kaynaklarımız yüzey suları, yeraltı suları ve buzullar olarak sınıflandırılır. İçme suları olarak genellikle yeraltı suları tercih edilmektedir. Küresel ısınmanın etkisiyle buzulların eridiği de uzun yıllardır gündemde olmakta ve bilinmektedir.

Yüzey suları dünya yüzeyi üzerinde olan akarsu, göl, bataklık, deniz gibi sulardır. Açıkta oldukları için çok çabuk kirlenebilirler. İnsanların attığı çöplerden ve atıklardan da etkilenen bu sular zararlı mikrop ve mikroorganizma barındırır. İçilmesi vücuda alınması tehlikelidir. Yüzey suları arındırılır ve ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede evlerimizde şebeke suyu olarak kullanılır. Dışarıda gördüğümüz yüzey sularını evimizde kullandığımız için şu an kısa bir tereddüt yaşamış olabiliriz ama unutmayalım ki gerekli temizleme yapılmadan bu sular evlerimize gelmiyor.

Peki yüzey suları nasıl temizleniyor? Yüzey sularının temizlenmesi aşamalıdır. İlk olarak kademeli kaba filtre ızgaraları büyük çöpleri atıkları temizler. İkinci olarak kimyasal çöktürme sistemi kullanılır buda zararlı bakterileri mikroorganizmaları öldürmek yok etmek için önemlidir. Üçüncü olarak suyla beraber sürüklenen ince kumlar su filtreleri ile sudan ayrılır. Son olarak klor ve ozon ile dezenfeksiyon sağlanır ve evlerimize ulaştırılır.

Dünyadaki su kaynakları ve kullanım alanları bir başka örneği ise yeraltı suları olmaktadır. Yer altı suları çok uzun yıllardan itibaren içme suyu olarak kullanılmaktadır. Yeraltında temiz olduğu için temizleme işlemi uygulanmadan direkt tüketime dahi uygunken geçen yıllarla birlikte sanayinin gelişmesi ve kirliliğin artmasıyla sular temizleme işlemi kullanılmadan tüketilemez oldu. Yeraltı sularının kirlenmesi doğal ve yapay nedenler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Yeraltı Sularının Kirlenmesinde Doğal Nedenler

  1. Akarsuyun kötü etkisi.
  2. Göl ve bataklık etkileri.
  3. Jeolojik kirlenme.
  4. Jeotermal alan.
  5. Deniz suyu.

Yeraltı Sularının Kirlenmesinde Yapay Nedenler

Yapay kirlenme nedenleri bölgelere ve sanayileşme alanlarına göre farklılık gösterebilir.

  1. Sanayi atıkları
  2. Gübreleme
  3. Tarımsal ilaçlar

Dünyadaki bir diğer su kaynağı ise buzullardır. Buzullar kutup bölgelerinde ve yüksek dağlarda bulunur genellikle bu ortamların yağışı kardır. Buzul denildiğinde birçoğumuzun aklına genellikle kalın bir buz kütlesi gelmektedir ama buzulların da bir sınıflandırması vardır. Bunlar sirk buzulu, vadi buzulu ve örtü buzuludur.

Sirk Buzulu

Ülkemizde de bulunan bu buzullar yüksek dağlarda çukurların içinde oluşmaktadır. Ülkemizde Ağrı, Toros, Karadeniz dağlarında rastlanmaktadır.

Vadi Buzulu

Ülkemizde örneğine rastlanan bir başka buzul çeşididir. Yüksek dağlarda eğimle birlikte vadilerin içine dolan bu buzul Cilo dağında mevcuttur.

Örtü Buzulu

Kutuplara yakın kıtalarda olur. Binlerce kilometre uzunluğundadır.

Dünyadaki Su Kaynaklarının Kullanımı

  1. Gıda ve Tarım
  2. Enerji
  3. Sanayi
  4. Yerleşim Alanları
  5. Ekosistemlerin Su İhtiyaçları

Gıda ve tarım

Dünyadaki su kaynakları ve kullanım alanları arasında küresel olarak en çok su kullanılan sektör tarım ve gıdadır. Tarımda kullanılan su genellikle yeraltı suyudur. Tarım ve gıda sadece ülkemiz için değil tüm dünya için çok önemlidir. Temel ihtiyaçlarımızdan biri olan gıdanın üretilmesi için toprağa, toprağın verimliliği için ise suya ihtiyacımız vardır. Kurak arazide mahsullerin hasadı yapılamaz yapılsa da çok verimsiz mahsuller elde edilir.

Enerji

Suyun çok önemli ilişkilerinden bir tanesi de enerji ve su ilişkisidir. Elektrik üretmek için farklı kaynaklar elde ediliyor. Rüzgâr enerjisi de elektrik üretimi için doğal kaynaklardan biridir. Elektrik üretmek için ne kadar farklı kaynak kullanılsa da enerji üretimi için suya olan ihtiyacımız asla azalmaz. Suyun enerjide kullanımı için birçok örneği mevcuttur. Bunlardan bir tanesi kömürlü termik santrallerde soğutma suyu kullanımıdır.

Sanayi

Sanayide kullanılan su miktarı yüzde 70-75 oranındadır. Bu demek oluyor ki suyun sanayi için önemi oldukça fazladır.

Yerleşim Alanları

Yerleşim alanları yani evsel kullanım ve içme suları hayatımızın olmazsa olmazıdır. Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70’inin su olduğunu düşünürsek susuz yaşayamayacağımızı da az çok anlarız. Bulaşıklarımızı, kıyafetlerimizi hatta kendimizi bile su ile yıkar temizleriz. Yemeklerimizi su ile pişiririz, içeceklerimiz hep sudan oluşur. Meyve ve sebzeler de dahil olmak üzere hayatımız su üzerinde kurulmuştur.

Ekosistemlerin Su İhtiyaçları

Orman, çayır ve sulak alanlar ekosistemin ve su döngüsünün merkezidir. Ekosistem suyun doğal olarak temizlenmesini sağlar suyu iyileştirir.

Dünyadaki Tatlı Su Oranı

Hayatımızın en temelinde bulunan dünyadaki tatlı su oranı ne kadar? Bilindiği gibi su hayatımızın en altın ihtiyacıdır ve yaşanan kuraklıkla birlikte en önemli sorunlarımızdan birisi haline gelmiştir. Şu an yaşayan nesil için yetecek kadar olsa da bizden sonraki nesil büyük bir tehlike altındadır. Küresel ısınmayla buzulların eridiği zaten bilinmektedir. Küresel ısınmanın tehlikeli olan diğer bir yanı ise iklimlerin değişmesidir. Artık ülkemizde kış mevsimi eskisi gibi yaşanmamakta, yağışlar eskisi gibi olmamakta ve barajlarımız, su kaynaklarımız dolmamaktadır.

Dünyadaki suyun karaya göre daha fazla olduğunu biliyoruz. Fakat acı bir gerçek var ki Dünyanın yüzde 70’inin su olmasına rağmen kullanabildiğimiz tatlı su bu oranın sadece yüzde 3’lük kısmını oluşturmaktadır. Dünya üzerinde milyarlarca insan olduğumuzu düşünürsek suyun ne kadar az olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Artan nüfusun tehlike mi olduğu yoksa tehlikede mi olduğu tartışılması gereken bir başka konudur.

Dünyadaki Suyun Kullanım Alanları

Araştırmalara göre düşük ve orta gelirli ülkelerde su kullanım oranı şu şekildedir:

Tarım: %82

Evsel: %8

Sanayi %10

Yüksek gelirli ülkelerde su kullanım oranları:

Tarım: %30

Evsel: %11

Sanayi: %59

Genel olarak ise dünyada su kullanımı şu şekildedir:

Tarım: %69

Evsel: %12

Sanayi: %19

Suyun azalmasındaki etken kuraklık mı yoksa nüfus artışı mı tüm bunlardan sonra tekrar konu alacak olursak ikisinin de birbirini tetiklediğini söyleyebiliriz. Artan nüfusla birlikte kullanılacak olan su miktarı da artmaktadır. Yaşanılan kuraklık ise elimizde mevcut olan suyu da buharlaştırmaktadır. Kuraklığı da hesaba katarak kullanacağımız su artan nüfusla birlikte kullanımının fazlalaşacağından dolayı hızla azalmaktadır.

İlgili Haberler

- REKLAM -